...2012-2013 KİMYA YILLIK PLAN...KİMYA ZÜMRE...KİMYA ANİMASYON..KİMYA SUNU...KİMYA YAPRAK TEST...DENEY...VİDEO...ÖDEV...
  Kömür, Elmas ve Biz
 

KÖMÜR, ELMAS VE BİZ

elmas-2.bmp            Etrafımızda pek çok madde vardır. Bunlara bir değer, kıymet biçer ona göre muamele ederiz. Verilen değerler bazen izafi olsa dahi bazılarının değeri herkesçe benimsenmiştir. Kimi vardır değersizdir ayaklar altındadır. Üzerimizde bulunması rahatsızlık verir. Yakınlarında veya yakınımızda dahi bulunmasını istemeyiz. Kimi maddeler de vardır ki çok değerlidir baş tacıdır. En kıymetli yerlerde saklanır. Onları taşımak, bulundurmak ayrıcalıktır.
İşte kömür ve elmas da öyledir. Aynı atomlardan meydana gelmesine rağmen kömür değersiz ve kıymetsizdir. Ondan uzak durmaya çalışırız. Fakat elmas çok kıymetli değerli bir madendir. Kralların tahtında, tacında yer almıştır.
             Elması değerli ve kıymetli yapan nedir?
             İlk aklımıza: gelenler: az bulunması, çok sert olması, parlak olması, görüntüsünün güzel olması… şeklinde sayılabilir. Her bir özelliği tek olarak taşıyan maddeler var ama elmas bu özelliklerin hepsini tek başına sahiptir ve onun için kıymetlidir. İnsanın aklına gelen bir diğer soru da: “Her ikisi de yerin altında oluşmasına, her ikisi de aynı atomlardan meydana gelmiş olmasına rağmen neden biri kömür diğeri elmas?” tır.
Elması, elmas yapan bulunduğu ortamın şartlarıdır. Kömüre göre elmas çok daha yüksek basınç ve sıcaklıkta meydana gelir. Elmasın bulunduğu ortamın şartları çok zordur. Kolay değil sonunda elmas olacak. Baş tacı yapılmanın elbette bir bedeli olacak. O zor şartlarda (yüksek basınç ve sıcaklıkta) karbon atomları yapılması gerekeni yapmış ve elmas olmuştur.  
             Kömür ise yerin altında olmasına rağmen hiçbir zaman elmas gibi zor şartlara yüksek basınç ve sıcaklığa maruz kalmamıştır. Elmasa göre daha rahat bir ortamda çakırkeyif bir hayat sürmüştür. Elmas kadar olgunlaşamamış ve ona verilen değerde hiçbir zaman elmas kadar olmamıştır. Her ikisinin de aynı atomlardan meydana gelmiş olması kömürü yanmaktan kurtaramamıştır.
              Peki zor şartlar altında olmak elmasa ne kazandırmıştır?
Yüksek basınç ve sıcaklıkta karbon atomları dağılmamak, bozulmamak, kaybolmamak, varlıklarını devam ettirebilmek için bir birlerine olabildiğince yaklaşmış, aralarındaki mesafeleri kaldırmış, sımsıkı bağlarla bağlanmışlardır. Bir karbon atomu dört tane karbon atomunu tutarken kendisi de dört tane karbon atomu tarafından tutulmuştur. Aralarındaki bu dayanışma ile varlıklarını muhafaza edebilmişlerdir. Kömürde ise atomlar bir birleri ile dört bağ yapabilecekleri halde en fazla üç bağ yapmış, aralarına mesafeler koymuşlardır. Gösterdikleri gevşeklik de sonlarını hazırlamıştır.
             Kömürü meydana getiren atomlar basit bir darbe ile dağılır, parçalanır. Elması ise kırmak, bölmek, parçalamak imkânsız değildir ama kolay da değildir. Yani atomları arasındaki bağı kırmak ondan bir atomu kopartmak kolay değildir.
Şuursuz atomlar bir araya gelip sımsıkı bağlandığında kıymetli olur da insanlar bir araya gelip sımsıkı bağlanırsa oluşan toplum kıymetli olmaz mı? Elbette olur. Hem de elmastan daha kıymetli olur.
             Kömür ve elmastaki anlatılanlar insanlara ne kadar da çok benziyor değil mi?
Toplumu dayanıklı ve kıymetli yapan elbette birbirleri arasındaki sevgi bağdır. Bütün fertleri yaşlısı genci, amiri memuru, alimi cahili, askeri politikacısı, öğretmeni öğrencisi birbirine en kuvvetli sevgi bağı ile bağlanmalıdır.
            Fertleri birbirine kenetlenmiş, sevgi bağı ile birbirine bağlanmış fertlerden oluşan toplumlar da kıymetlidir. Onları bozmak, parçalamak, yıldırmak imkânsızdır. Değer ölçülerine, kültürlerine bağlıdırlar. Aşağılık kompleksine kapılmazlar. Başka kültürlere hayranlık rüyalarında dahi semtlerine uğramaz. Parçalamak için kurulan her plan boş kalır. Bu amaçla kurulan her plan elmas gibi sağlam iradelerine çarpar ve parçalanır.
Bizlerde bu cennet vatanımızın bölünmesini istemiyorsak, hür ve özgür olarak yaşamak istiyorsak, her yerde güven ve emniyetin hakim olmasını istiyorsak, başkalaşmadan, bizi biz yapan değerlerimizin, kültürümüzün bozulmasını istemiyorsak, gelin birbirimizi sevelim. Karşılıksız sevelim. Otu, taşı, kuşu böceği, havayı, insanı sevelim. İnsan olduğumuz için sevelim. Bu vatanın bir parçası olduğumuz için sevelim. Allah (C.C.) yarattığı bir varlık olduğumuz için, bizi Yaratan bir olduğu için sevelim. Havamız, suyumuz, toprağımız bir olduğu için sevelim. Dinimiz, bayrağımız, kitabımız bir olduğu için sevelim. Bir olmak ,diri olmak, yıkılmamak için sevelim.
             Bizi bölmek, parçalamak sonra da yutmak isteyenlerin aralarımıza sokmak istedikleri suni kavgaları, menfaatleri çatışmalarını bir kenara bırakalım.
Ne olduğumuzu hatırlayalım ve unutmuşlara da hatırlatalım. Kıymetimizi muhafaza edelim.
Beraberce nice zor şartlar altında kaldık. Ve olgunlaştık. Bizler elmasız, kömür değil. Bizi kömür zanneden düşmanlarımıza, bölünmez bir bütün olduğumuzu ispatlayalım. Üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyip değerimizi herkese gösterelim

 
  102519 ziyaretçi (242194 klik) ziyaret etmiştir  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=