...2012-2013 KİMYA YILLIK PLAN...KİMYA ZÜMRE...KİMYA ANİMASYON..KİMYA SUNU...KİMYA YAPRAK TEST...DENEY...VİDEO...ÖDEV...
  Fıkralar
 
 
KİM NE DÜŞÜNÜYOR?

         Bir trenin kompartımanında 4 kişi seyahat ediyormuş: bir matematikçi, bir fizikçi, güzel bir kız ve kızın babaannesi. Bir ara tren tünele girmiş. Etraf kararmış. Bu karanlıkta önce bir öpücük sesi ardından bir tokat sesi duyulmuş. Tren tünelden çıkmış.
        Şimdi... Kim ne düşünüyor:
BABAANNE: " Şu çocuklardan biri torunumu öptü, o da tokadı yapıştırdı "
KIZ: "Şu çocuklardan biri beni öptü, babaannem de tokadı yapıştırdı "
FİZİKÇİ: " Biri birini öptü ama tokadı ben yedim! "
MATEMATİKÇİ: "inşallah bir tünele daha gireriz de şu kızı bir daha öpüp fizikçiye bir tokat daha yapıştırırım!"
BİLET

         3 matematikçi ve 3 işletmeci İstanbul'dan Ankara'ya trenle gideceklermiş. İşletmeciler gidip üç bilet alırken matematikçiler bir bilet satın almışlar. 
İşletmeciler :
"Tek biletle üç kişi nasıl bineceksiniz?" diye sormuş.
Matematikçiler :"İzleyin de görün !"demişler. 
         Hepsi trene binmiş. Koridorda kondüktör göründüğünde matematikçiler kalkıp hepsi birden bir tuvalete doluşmuşlar. Kondüktör gelmiş tuvaletin kapısına vurmuş. İçerden bir el çıkmış ve bileti uzatmış. Kondüktör de geçip gitmiş. Bu işletmecilerin de hoşuna gitmiş. İstanbul'a dönüş yolculuğunda işletmeciler gidip
tek bilet satın almışlar. Matematikçiler bu sefer hiç bilet almamış.
 İşletmeciler:
"Biletsiz nasıl bineceksiniz, kesin yakalanırsınız !"demişler.
 Matematikçiler:
"Bekleyin de görün !"demişler.
         Hepsi trene binmiş. Kondüktör koridorda göründüğünde matematikçiler tuvaletin birine, işletmeciler öbürüne doluşmuşlar. Bir süre sonra matematikçilerden biri çıkmış. Gidip işletmecilerin doluştuğu tuvaletin kapısına vurmuş. İçerden bir el çıkmış ve bileti uzatmış. Matematikçi bileti alıp öbür tuvalete geri dönmüş !
DENEY

Bir matematikçiyi, bir fizikçiyi ve bir kimyacıyı bir hafta süreliğine ayrı ayrı odalara kapatmışlar. Odalarda kilitli bir buzdolabı ve çeşitli araç gereç varmış. Bir hafta sonunda odaların kapılarını açıp bakmışlar. 
          Fizikçi mekanik bir makine yaparak buzdolabının kapısını kırmış ve
karnını doyurmuş. 
          Kimyacı çeşitli  elementleri karıştırarak bir sıvı yapıp buzdolabının kapısını eritmiş. 
Son olarak matematikçinin odasına girmişler. 
         Matematikçi buzdolabının etrafında dolanıyormuş ve : "Varsayalım buzdolabını açtım varsayalım içindekileri yedim"diyormuş.
 
FİL AVI

 Değişik meslekten insanların Fil avına çıktığını düşünün. Sonuçlar aşağıdaki gibi olacaktır tahminen.

MATEMATİKÇİLER
Matematikçiler fil avlamak için Afrika’ya giderler; fil olmayan her şeyi dışarı atıp geri ne kalırsa, onu avlarlar.

DENEYİMLİ MATEMATİKÇİLER
Bir önceki adımdaki işlemi yapmadan önce, en az bir filin bulunduğunu ispat ederler.
   
       
MATEMATİK PROFESÖRLERİ
En az bir filin bulunduğunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma işini yüksek lisans öğrencilerine ödev olarak verirler. 
İSTATİSTİKÇİLER
Peş peşe N kez rastladıkları hayvana "FİL" adını verip, onu avlarlar. 
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ
1. Afrika'ya git.
2. Ümit Burnundan başla
3. Düzenli bir şekilde tüm kıtayı doğudan batıya tarayarak kuzeye doğru ilerle.
4. Her tarama adımında;
4a. Görülen tüm hayvanları yakala
4b. Her yakalanan hayvanı bilinen bir fille karşılaştır.
4c. Bulunca dur.
DENEYİMLİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ
Yukarıdaki algoritmanın durmasını garantilemek için Kahire civarına önceden bir fil yerleştirirler.
DONANIM MÜHENDİSLERİ
Afrika'ya gidip, rengi gri olan hayvanları rasgele yakalamaya başlarlar. Ağırlığı, daha önceden bilinen bir filinkinden yüzde on beş fazla veya az bir hayvana rastlayınca dururlar.
EKONOMİSTLER
Bu meslek grubundakiler fil avlamazlar; ancak yeterli ücret ödendiği takdirde, fillerin kendi kendilerini avlayacağını düşünürler.
MÜŞAVİRLER
Fil avlamazlar. Aslında hiç bir şey avlamazlar; Ama, fil avlamak isteyen insanlara saat ücreti karşılığında tavsiyede bulunurlar.
YÖNEYLEM ARAŞTIRMACILAR
Avcının şapkasının büyüklüğü ile kullanılan mermilerin renginin fil avlama stratejileri üzerindeki etkisini araştırırlar. Tek istedikleri, birilerinin kendilerine "fil" adı verilen nesneyi tanımlamasıdır.
POLİTİKACILAR
Fil avlamazlar; sadece sizin avladığınız fili kendi seçmenleriyle paylaşırlar.
AVUKATLAR
Fil avlamazlar. Sadece fil sürüsünü izleyerek, sürünün ardında bıraktığı gübrenin mülkiyetinin kime ait olduğunu tartışırlar. 
ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER
Geniş kapsamlı "fil avlama" stratejileri oluştururlar; ancak bu çalışmaları sırasında fillerin; tarla farelerine benzeyen, sadece sesleri biraz daha kalın olan yaratıklar olduğunu kabul ederler. 
KALİTE KONTROL DENETÇİLERİ
Fillerle ilgilenmeyip, avcılar  eşyalarını arabaya yüklerken onların yaptıkları hatalarla uğraşırlar. 
SATIŞ TEMSİLCİLERİ
Fil avlamazlar. Tüm zamanlarını yakalamadıkları filleri satmaya çalışarak ve sezon açılmadan 2 gün önce malı teslim edeceklerini iddia ederek geçirirler..  
BİLGİSAYAR YAZILIMI SATICILARI
Yakaladıkları ilk hayvanı sevk edip, "fil" faturası keserler. 
BİLGİSAYAR DONANIMI SATICILARI
Tavşan yakalayıp; bunları griye boyayıp "Masa Üstü Fil" diye satarlar.
SİYAH KOYUN

           Bir gök bilimci, bir fizikçi ve bir matematikçi birlikte İskoçya dağlarında yürüyüşe çıkmışlar. bir süre sonra bir çiftliğin önünde tek başına oturan bir koyun görmüşler. uzaktan koyuna bakan gökbilimci "Demek dağlardaki koyunlar siyah" demiş. Bunun üzerine fizikçi söze karışarak "Bu kadar çabuk genelleyemezsin" diyerek, konuşmasını "Örneklerin çok küçük. Ancak dağların genelinde çok sayıda koyunu titizce inceledikten sonra böyle bir önermede bulunabilirsin. Şu an için söyleyebileceğin tek şey İskoçya da siyah koyunların bulunduğudur" diye sürdürmüş ve matematikçiye dönerek görüşünü sormuş. Bunun üzerine matematikçi ise "Kusura bakmayın ben ikinizle de aynı fikirde değilim. Bu konuda söylenebilecek tek şey, şurada duran hayvanın bize dönük tarafının siyah göründüğüdür" ...
2 kere 2

Bilim adamlarına 2 çarpı 2 kaç diye sorulur:
       Matematikçi: eee ... hesaplayamadım ama bir cevap olduğunu ispatlayabilirim.
       Fizikçi: 3.98 ile 4.02 arasında bir şey..
       Felsefeci: 2 çarpı 2 ne?
       Mantıkçı: 2 çarpı 2 yi daha kesin bir şekilde tanımlayınız lütfen.
       İlahiyatçı: Allah’ ın izniyle 4 eder.
       Muhasebeci: bütün kapı ve pencereleri kapatır ve:" Siz kaç etmesini istiyorsunuz ?" der
BARDAĞIN YARISI

Bir bardak yarısına kadar kola dolu.
       Matematikçi: "Bardağın yarısı dolu."
       Fizikçi: "Bardağın yarısı boş."
       Kimyacı: "Bardağın %48'i dolu."
       Biyolog: "Sıvı çok az."
       Mühendis: "Bardak fazla büyük."
       Psikolog: "Gerçekleştirilememiş arzuları temsil ediyor."
       Filozof kolayı içti ve bardağı bırakırken sordu: "Soru neydi?"
E Üzeri X

       Matematik öğrencilerinden bir tanesi kafayı yemiş. Kendisini diferansiyel
operatörü sanıyor. Kantinde,"-Senin diferansiyelini alırım ulan! Senin türevini alırım ulan!"
diye dolaşıyor. Herkes kaçışıyor fakat bir öğrenci hiç yerinden kıpırdamıyor.
"-Ne o?" diyor, "Sen benden korkmuyor musun?"
"-Tabii ki korkmuyorum."
"-Niye korkmuyormuşsun bakayım?"
"-Ben e üzeri x' im."
ÜÇGENİNİ ALANI
       İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş: Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile diklesiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş.
Akşam babası evde sormuş:
     - Bu gün okulda ne öğrendiniz?
     - Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım.
     - Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?
     - Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.
     - Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu : Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.
O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş :
- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir. 
İNDİRGENME
        Bir matematikçi ve fizikçi fakültenin dinlenme salonun da oturup kahvelerini yudumlarken bakarlar ki kahve makinesi tutuşmuş, fizikçi hemen koşarak eline aldığı kovayı doldurarak ateşi söndürür. İkinci gün olacak ya aynı olay tekrar vuku bulur. Bunun üzerine matematikçi koşar kovayı alır getirir ve fizikçinin eline tutuşturarak problemi daha önce çözümlenmiş olanına indirger.
İDRAR TAHLİLİ
temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngür ağlıyor.
Temel sormuş:
- Ula uşağum niye ağlayısun?
Adam elindeki dört parmağı göstererek
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler
demiş.
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş
- Peki sen niye ağlıyorsun?
Temel de
- Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldum
demiş!!!
TEMEL VE TURİST
Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 10 yılda demiş.
Adam:
- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi. Derken bir cami görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 5 yılda  demiş.
Adam tekrar:
- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi  demiş.
Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel:
- 2 yılda  demiş.
Adam:
- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormus:
- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.
İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış:
- Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!...
AKILLI TEMEL
Temel hergün meyhaneye gidiyormuş ve her gün 3 kadeh içki içiyormuş.Garsonun dikkatini çeker ve sorar
- Her gün neden 3 kadeh içki içersiniz?
Temel:
- Biz 3 kardeşiz diğer ikisi olmadığından onların yerinede içiyorum. Aradan zaman geçer Temel bir gün gelir ve 2 kadeh içki ister ve garson şaşırır ve sorar
- Hayırdır bugün iki kadeh içiyorsunuz yoksa kardeşiniz öldümü diye sorar
Temel de
- Hayır ben içkiyi bıraktım der...
 
  102971 ziyaretçi (242880 klik) ziyaret etmiştir  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=